Amiral Colby Mitchell Chester

Chester Projesi

Amerikan Deniz Kuvvetleri’nde pek çok savaşa katılmış deneyimli bir amiral olan Colby Mitchell Chester 28 Şubat 1906’da emekli olduktan sonra bir yandan Yale Üniversitesi Denizcilik Akademisi’nde profesörlük yaparken diğer yandan Osmanlı topraklarında bazı ekonomik teşebbüslerde bulunmuştur. Adıyla anılacak olan demiryolu projesi Abdülhamid’in son dönemlerinde gündeme gelmiş, vizyon sahibi padişah bu büyük sermaye sahibine yirminci yüzyılın yükselen gücü Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerin geliştirilmesi açısından büyük önem vermiş ve onu sarayında ağırlamıştır. Osmanlı Devleti’nde bu dönemde İngiltere, Fransa, Almanya imtiyazlar koparmak için birbirleriyle sıkı bir mücadele içerisindedir ve Chester de Amerika Birleşik Devletleri adına bu mücadeleye katılacaktır. Chester 1909 yılında Sivas-Van arasında bir demiryolu ve bu demiryolunu Yumurtalık’tan Akdeniz’e bağlayacak bir liman imtiyazının ön sözleşmesini Nafia Vekâleti ile imzaladı. İttihatçı hükümet “tam bağımsızlık” yanlısı bir politika izliyor, kapitülasyonları kaldırma amacını güdüyordu. Bu yüzden gecikmelerle Chester Projesi kesin onay için ancak 1911 yılında Mebusan Meclisi’ne getirildi; fakat diğer imtiyaz sahibi devletlerin tepkileri, siyasi bunalımlar ve Chester’ın sahibi olduğu şirkette yaşanan çözülmeler nedeniyle onaylanamadı ve tekrar ertelendi. Chester projeyi sürdürmek konusunda ısrarcı davrandı ve 1912-1913 yıllarında projeyi tekrar gündeme getirdi. Ancak Mahmut Şevket Paşa suikastı projenin bir kez daha ertelenmesine yol açtı. Bu ertelenmeyle birlikte Chester’in sahibi olduğu şirket iflas etti ve proje hayata geçirilemedi.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Chester projesini hayata geçirmek için tekrar girişimlere başladı. Projesine pek çok iş adamı ve nüfuzlu kişiyi dâhil etmiş olmasına rağmen Chester Amerikan Dışişleri Bakanlığı nezdindeki bu girişimlerden sonuç alamadı; ancak Ankara’daki gelişmeler onun için ümit vericiydi. Ankara Hükümeti’nin yabancı sermayeye düşman olmadığını gören Chester bu gelişmeyle beraber yeni kurduğu şirketin temsilcileri aracılığıyla Ankara Hükümeti ile temas kurdu. Bu dönemde Ankara Hükümeti Milli Mücadele’de önemli bir yol kat etmiş ve barışı sağlama niyetindeydi. Sivas Kongresi’nde ilân edilen “bağımsızlığı zedelemeyecek her türlü maddi yardım”ın kabul göreceği anlayışı Amerikalılarla o günden bu yana yakınlaşmayı artırmıştı. Ayrıca muhtemel barış görüşmeleri sırasında Ankara’nın yanında yer alacak bir Amerika Birleşik Devletleri sayesinde temini hedeflenen tezlerin İngiltere’ye kabul ettirebilme düşüncesi de mevcuttu. Bu düşüncelerle 1 Nisan 1922’de meclis gündemine gelen Chester Projesi 206 vekilin 185’inin oyunu alarak meclisten geçti. Chester’in yeni projesi Musul bölgesinde bir demiryolu hattı kurulması ve bu demiryolu hattının çevresindeki 40 km. de her türlü yer altı kaynaklarının arama ve işletme hakkının 99 yıl için verilmesini ihtiva ediyordu. Ancak proje yine şirket içi ihtilaflar ve finansman sıkıntısı nedeniyle hayata geçirilemedi. Amerika’nın devlet nezdinde projeye sahip çıkmaması, Lozan Antlaşması’nın imzalanması neticesinde Musul’un fiilen elden çıkmasıyla “ölü doğmuş bir proje” hâlini almış, nihayet Aralık 1923’te çağrılarına cevap alamayan Türkiye Cumhuriyeti hükümeti projeyi iptal etmiştir.

Faydalanılan Kaynaklar

  1. Edward Mead Earle, Bağdat Demir ve Petrol Yolu Savaşı, Örgün Yayınevi, İstanbul, 2003
  2. Bülent Can Bilmez, Demiryolu’ndan Petrole Chester Projesi, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 2000
  3. Taha Akyol, Ama Hangi Atatürk, Doğan Kitap, İstanbul, 2008

İbrahim Tolga Kara